8 Aralık 2011 Perşembe

İyi ki PuCCa Değilim!


Evet iyi ki değilim.. Çünkü sanırım ben onun kadar güçlü değilim..
Hayatında yaşadığı sıkıntıları yaşayabilirdim ama yüzünü gösterdikten sonra aldığı tepkilere onun kadar olgun yaklaşamazdım.
Kavga ederdim.
Küfür ederdim.
Hatta o insanların hepsinin ölmesi için Yasin bile okuyabilirdim..
Belki de gider döverdim!

Ne yapıyor o insanlar.. (Aslında insansılar demek daha doğru olur..)

Hiç güzel değilmiş… diyorlar.. Ki bu iyimser ve edepli yorum hali.. üzerinde oturdukları vücut parçalarına benzetenler var.
Ama bu kız bir kez olsun “Ben güzelim, Adriana Lima gibi hatunum” demediki..!
Aksine; dişlerim kocaman, hatta o kadar büyük ki ağzımı bile kapatamıyorum rahatça dedi. Boyu , posu, kilosu ile poposu ile dalga geçti. Yerden yere vurdu kendini.
Bu kadar kendini yermesinin üzerine ortaya çıkan kız kendi anlattığından çok çok güzel.
Belki de bu rahatsız etti haset insansıları. 
Gerçekten çirkin olsa bir şey diyecekleri zannetmiyorum. :)
Kendilerinden çirkin birini bekliyordu, kendilerinden güzel geldi. Çekemediler..




Yazdıkları hiç edebi değil! …… miş..
Edebi olduğunu kim iddia etti? Kendisi mi?
Ben hiç duymadım.
Tam tersi daha dün akşam Okan Bayülgen’in programında ona “yazar” dendiğinde ben henüz yazar falan değilim, yazarın y’si bile değilim. İyi bir günlük tutucuyum, blogerım tamam ama yazar olabilmek o kadar kolay değil! diyen ta kendisiydi..
Dinlemediyseniz o sizin sorununuz..
Yayın evi mi dedi? Çıktığı kitap serisinin adı bile “diz üstü edebiyatı” .. yani internet bağlantılı sohbet-biyografi-hayal karışımı eğlenceli kitaplar. Hayatın anlamını bulmak için bu kitapları okuyorsanız önce Allah’tan akıl-fikir dilemeniz makul olur.

Haa! Dersiniz ki “ben rus edebiyatı seviyorum, İngiliz edebiyatı seviyorum bu tür kitaplar bana keyif vermiyor okumayı tercih etmiyorum!” e peki! OKUMA!
Kim kime zorla kitap okutabilir?



PuCCa sürekli tüm kanallardaymış.. Daha dün 1 bugün 2.. Olacak elbette. Kızın kitabı  çıkmış.
Edebi eser çıkaran da geziyor. Müzik albümü de, yemek kitabı da..
Kitabı çıkan ve kanallarda tüm programları gezen diğer kişiler gibi o da gezebilir, buna PR deniyor.. hani hala bilmeyenleriniz varsa laf arasında söylemiş olayım.

Yüzlerce TV kanalı içinde o kadar nefret ediyorsanız O’nun olduğu kanalı o saat izlemeyiverin..
Mazoşist misiniz?
Neden izliyorsunuz ısrarla?

Twitterda arama kısmına pucca yazınca binlerce mesaj çıkıyor.. Sevenleri zaten çoğunlukta. Ama sürekli karalama kampanyasında olan büyük bir kısım da mevcut.
Bu karalama yapanların %99u ise ne kitaplarını okumuş, ne blogunu, ne gazetede yazdığı yazıları, ne de twitterda takip ediyorlar.
Tanımıyorlar yani J
Tamıyorlar ama b.k atıyorlar J Nefret kusuyorlar..
O kadar çirkin yürekliler ki içlerinin karası yüzlerine ve klavyelerine vuruyor..
ALLAH ISLAH ETSİN!

Böyle bir yazı yazdığım için beni de bir kısım “yalaka” olmakla suçlayacak.. :)
Çok da umrumda! 
Nedenini bilmediğim halde PuCCa zaten beni uzun süredir takip ediyor. 3-5 sohbet etmişliğimiz de var. Yani hakkındaki düşüncelerimi o zaten biliyor :)
Ama siz de bilin istedim.

“Hani” kelimesini çok kullanıyor olmak insanlıktan uzaklaştırmaz kişiyi.. Ama hayatı hakkında hiç fikri olmadan hakaretler edip bir insanı üzmek uzaklaştırır.
Ve biliyorum ki o kara kalplilerin hiçbirinde bir şeyi değiştirmeyecek bu yazı.
Olsun.. Ya tutarsa..

Velhasıl iyi ki PuCCa değilim! (olamam da zaten ) Ben dayanamazdım.. Helal olsun.. 




+not: ceriLevis Enişte.. Sana da saygı duyuyorum.. Adam gibi adam sevgilisinin yanında nasıl olur cümle aleme gösterdiğin için..

Esra Akeroğlu 8 Aralık 2011



52 yorum:

  1. Gerçekten içimden geçenleri paylaşmışsınız.Ağzınıza sağlık.(:

    YanıtlaSil
  2. amma olay ettiniz he

    YanıtlaSil
  3. kimse tam bir Pucca değil belki ama. HHerkesin kendinden bir parça bulduğu biri o :) benim öle :)

    YanıtlaSil
  4. Çağla hanım :) sevmiyorsanız okumayın! kendinize ettiğiniz işkenceye yazık!

    YanıtlaSil
  5. baya klişe olmuş sevmiyosanız okumayın. okumadan "yorum" yapabilecek kadar kabiliyetli degilim üzgünüm. pucca iyi yazıyor güzel yazıyor. sevenleri de olacak sevmeyenleri de. eleştirenler de olucak övenler de. allaşkına devlet meselesi degil yapmayın etmeyin amma buyuttunuz :) öptüm hoşcakalın

    YanıtlaSil
  6. :) super yazmissin agzina saglik :)

    YanıtlaSil
  7. Kesinlikle bende dayanamazdım. Hatta bugün o salak yorumlardan birine cevap verdim ve ta taa PuCCa yalakası oldum. Kız direkt bununla suçladı beni...
    Bu da PuCCa nın popüleritesinden kaunaklanıyor sanırım, ben sevdiğim 10 izleyicisi olan blogları da savunuyorum ama kimse yalaka demiyor...
    Neyse diyeceğim o ki kıza bastım küfürü dayanamadım. Pucca nasıl dayanıyor bilmiyorum o kadar beyinsiz ki bazıları, o kadar küçük ki terlikle üzerine basası geliyor insanın...

    Ayh dolmuşum.

    YanıtlaSil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  9. Çağla hanım;

    yok anlatamamışım ben. Yazar değilim sonuçta. demek ki yetmiyor kelimelerim ifadeye.

    PuCCa sevmiyorsanız onla ilgili yazılmış yazıları defalarca okumak kendinize işkence. O anlamda "okumayın". yoksa karışma hakkım olduğundan değil.
    Ha diyorsanız ki ben severim kendime işkenceyi o zaman şikayet etmeyin.

    Ben Onun yerine koyup kendimi isyan ettim. Benim sevdiğim biri çünkü. Onun yerine rahatsız oluyorum insanların tavırlarından, söylediklerinden.
    Seven sever elbet.
    Sevmeyen sevmez. bu da çok normal.
    Bir insanı herkes severse ben asıl orada bir rahatsızlık ararım.
    Sürekli iyi olan insanları da sevmem mesela. samimi gelmez bana.
    Ama sevmemekle hakaret etmek arasındaki sınırı koruyamayanlar var. Lafım onlara.
    Ve bence bu devlet meselesi değil.
    büyütmüyorum. anlamanız için uzun yazıyorum.


    --------
    Diğer arkadaşlarıma da sevgiler.

    YanıtlaSil
  10. meyve veren ağaç taşlanır
    veya
    çamur at ızı kalsın
    mantığından yola çıkıyorlar hepsı bu.
    :)

    YanıtlaSil
  11. Pucca kendini öyle bir anlattı ki insanlar 1.20 boyunda 250 kilo civarı birini beklediler sanırım, ki karşılarına çıkan görüntüden bu kadar rahatsız oldular.
    Düşünüyorum da, ben olsam bende dayanamaz mahalle kadınları gibi kavga ederdim. Gerçekten hakkındaki abuk subuk eleştiriler karşısında iyi bi' duruş sergiliyor.

    YanıtlaSil
  12. eline sağlık valla. Pucca hak veren herkeze tercüman olmuşsun.

    YanıtlaSil
  13. helal olsun sana...

    YanıtlaSil
  14. o çamur atanların çoğu pucca'nın yerinde olmak için ruhunu satar. daha dun twitterda başka bir unlu blogger şunu yazmış kıskançlıkla: geçmiş olsun turkiye, bloggerları temiseln koca arayan bir kızı çıkardılar.

    tek derdi süslenip püslenmek makyaj yapmak olan birini mi çıkaraydılar? te allaam.

    YanıtlaSil
  15. http://sertacatac.blogspot.com

    YanıtlaSil
  16. Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi tüm yazdıklarına sonsuz katılıyorum ve Pucca yı çok seviyorum :)

    YanıtlaSil
  17. En fazla bu kadar doğru olabılırdı yazdıkların tebrık edıyorum

    YanıtlaSil
  18. tam beklediğim gibi o ürkek haline bayıldım süpersin ;)

    YanıtlaSil
  19. PUCCA yalakası olmak bişimi kazandırıyoda herkes yalaka olunduğunu söylüyo anlamadım ben... birde bunların edeple edepsizlikle ne alakası varki yani herkesin içinden böyle şeyler geçmiyomu sadece cesaret edip ortaya çıkmış o kadar... çıkmış diyorum ben ilk okanda gördüm ve duydum kendisini.. 2 gündür yazılarını okuyorum gülüyorum hatta bu düşüncelerimi bu kıza kim dedi bile diyorum bazen...

    YanıtlaSil
  20. evet yazdığı şeyler çok güzel. kitabı elimden düşürmedim. ama anlayamadığım bişey var. neden kendini saklarken birdenbire ortaya çıktı? programlara falan katılmaya başladı?

    YanıtlaSil
  21. öncelikle -ki ekinin ayrı ve birleşik yazıldığı noktalar konusunda yazarın kendisini geliştirmesi gerek. Yazıyı okurken çok irite oldum.

    İkinci olarak Puccaa kitabında dönüp dolaşıp aynı şeyleri anlatıyor, pek bi içerik zenginliği yok. Kitabın sahip olduğu içerik de "erkekler". Bu kadar çok erkeğin bi kadının peşinden koşması için kadın ne kadar sempatik olursa olsun güzel olması şart ve güzellik göreceli falan değildir!

    son olarak da pardon da puccaa diye savunduğun kız binlerce satan kitabında insanlara "götüme benziyor" diyebiliyorken, puccaa yı beğenmeyen insanların sınırlı kitleye ulaştırabildikleri yorumlarında aynı kelimeyi kullanmasını hangi mantık "terbiyesizlik" olarak kabul edebilir gerçekten anlamıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öncelikle o yazar değil zaten bunu belirtti :) ikinci olarak puccada yazar değil ve bence yazar olmamasına rağmen yazdığı kitaplarında içeriği gayet zengin. ve git felsefe dersi falan al çünkü güzellik kesinlikle görecelidir ! son olarakta puccanın götüme benziyor tabirini kullandığı insanlar gerçektende götüme benziyor! :) sen fazla kasma yani. beğenmiyorsan,çekici gelmiyorsa yorum yapmak zorunda değilsin. çünkü biz merak etmiyoruz senin edebiyat bilgilerini. ama insanlar puccayı merak ediyorlar o yüzden bu sayfadalar :) anonim olarak yayınlıyorum sanma Ki adımı gizliyorum. çünkü beceremiyorum :D
      nazlıcan çapan.

      Sil
    2. -ki ekini ayrı yazmak yazarlara özgü bir davranış değil, ilkokul 3. sınıfta öğretilen bir dil bigisidir kaldı ki yazardan kasıt yukarıda bulunan yazıyı yazan kişidir. Benim aldığım felsefe derslerini sorgulamak yerine en temizi ilkokul 3. sınıfa dönüp hem bir okuduğunu anlama hem de dil bilgisi dersi hatırlatması yap kendine.

      sevgiler.

      Sil
  22. Sevgili Adsız :) demek ki yeterince izlememiş ve okumamışsınız.

    PuCCa internet aleminde yazı yazmaya eski sevgilisine Allah belanı versin tüü kaka! demek için girmiş. Ve pek çok insan gibi o da fotoğrafını eklememiş. Mesela bakın ben kendimi saklamıyorum ama bloğumda fotoğrafım yok.

    Sonra yazdıkları tutup takipçileri artmış. ama arada o kadar aleni isyanları ve bazende küfürleri vs var ki babasından çekinmiş.

    Sonra babası "Ben senin PuCCa olduğunu zaten biliyorum ve seninle gurur duyuyorum" dedikten sonra yüzünü yani kimliğini saklamak için sebep kalmamış. :)

    yüzünü saklama-gösterme sebebi budur..
    Programlara katılma sebebi ise yukarıdaki yazımda da belirttiğim gibi PR.. yani reklam.
    Sistem artık böyle yürüyor. Şarkıcı da olsanız kanal kanal gezip albüm tanıtıyorsunuz. Yazar da olsanız. Oyuncu olup yeni film yada dizi de yapsanız.. Bu tanıtıp oluşturduğunuz ürünün satması için şart!

    Ben fotoğrafçıyım mesela.. Ben de işimle ilgili fotoğraf galerini sergileri dergileri internet site ve forumlarını takip edip katılım gösteriyorum :)

    YanıtlaSil
  23. BogurtLenLiJeLibon :) Edebi yanım zayıftır. Türkçem de yeterli değil demek Kİ.. ayrı birleşik. boşverin. Ben anlatmak istediğimi anlatabilmişim. Ama siz anlayamamışsınız zaten.
    Selametle..

    not: puccanın götüme benziyor dedikleri birebir tanıdığı ve direk yada dolaylı olarak ona zararlı insanlar. ama puccaya mana bulanlar onu tanımayanlar.
    :)
    Neyse. Siz sevmeyin.. Ben seviyorum :)

    YanıtlaSil
  24. hay diline,kalemine sağlık ya,ne güzel yazmşsın!!ben de Pucca için ücretsiz PR yapanlardanım :) ele güne konu komşuya kitabı tavsiye edip,bi de orijinalini aldırıyorum :)
    Çok içten,kaliteli,gayet de taş bir hatundur,kitabını okurken gülme krizlerine girip kocamı sinir krizine bile sokmuşluğum vardır.Kocamın tepkisi ya insan bir kitabı okurken nasıl böyle kahkalarla güler ki!!ama ben gülmekten yarılıyorum hatta!!
    yürü be Pucca seni kim tutar!!inşallah kitapları 500. baskıya falan ulaşır,çok zengin,çok mutlu olur!!
    oh be içimi döktüm ha vallahi!!

    FidoLand

    YanıtlaSil
  25. Onu desteklemeniz ve duygularınızı paylaşmanız çok ince bir hareket olmuş. Tüm yazdıklarınıza katılıyorum. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  26. Bu yorumum genel bir yorum olacak, ama konu itibariyle PuCCa'yı da kapsayacak.

    Ülkemizdeki yazarları (edebi ya da mizahi, fark etmez), sinemaları, müzisyenleri eleştirebilecek nitelikte eleştirmenlerimiz yok denecek kadar az. Yönetmeni yönetmen eleştiriyor, müzisyeni müzisyen, yazar yazarı karalıyor. Ya da en kötüsü bilinçsiz bir halka bırakılıyor bu eylem. Önce şu insanlara eleştirinin ne anlama geldiğini aşılamak gerek. Bunu adam gibi yapan ve insanlara bunu anlatabilen sanat eleştirmenlerimizin daha da gündemde olması gerek. Eleştirmenimiz yok adam akıllı, daha ne olsun? O kadar az ki gerçekten iyi eleştirebilen, esas işi eleştirmenlik olan bunu iyi yapabilen bir kaç insan var. onları da pek gündeme getirmiyorlar. Zira insanlar için eleştirmen dediğin olay yaratmalı sanılıyor çünkü. Bu millet Erol Köse'yi eleştirmen sanıyor ve benzerlerini. Büyük harflerle giydirdi ya ona buna... Hemen "oooo büyük adam! Ne harbiymiş bee" deniyor. İşin aslıysa şu: O bir ahmak,gerisi de onun uzantısı.

    Diyeceğim o ki, tartışma kelimesini dahi KAVGA olarak algılayan hatta tekme yumruk girişenlere "aaa tartışıyorlar" denilen bir topluma eleştiri yapma lüksü sunmak en büyük hatadır. Lüks diyorum çünkü gerçekten kimisine bir lüks. Önce bu insanlara "eleştiri nasıl yapılır?" bunu ögretmeli.
    Edebiymiş, değilmiş, şöyleymiş böyleymiş meselesine gelince. Bu güne kadar okudugum kitap sayısı yaşımı kaça katlar, bilmiyorum. Felsefeden tut, psikoloji, aşk, polisiye, eğlence, siyasi, tarihi, bir çok kitap okudum. Evet PuCCa gerçekten yazar olabildigine inanmıyor. Ben de ne kadar iyi yazabilen bir insanım, bunun ölçümünü ben de yapamam. Haklı. Ama iyi bir okuyucu oldugum konusunda kimseye taviz vermem. Ve PuCCa'ın yazdıkları için söyleyecegim şunlar;

    Yazan bir insan ( ne tür yazarsa yazsın) kendini geliştirir. PuCCa iyi bir günlük yazıcıyım dese de sürekli yazmak eylemi içerisinde bulundugu için o da bunu geliştirdi. Allah aşkına 5 yıl önceki yazılarını bir açıp okuyun. Kötü değiller, ama şu günkü yazılarına bakın bir de. Teknik açıdan kendini geliştirdigini göreceksiniz. Hem de bu konuda hiçbir eğitim almadıgı halde.

    Şuna da değinmek gerekir. Edebiyat tarihinde bir yazarın yetenegi konusunda yüzyıllardır değişmeyecek gerçek şudur; OKUYUCUYU HİKAYENİN İÇİNE GİRDAP GİBİ ÇEKMEK VE OKUYUCUNUN KENDİNİ KAHRAMININ YERİNE KOYABİLMESİNİ SAGLAMAK, KENDİNDE ONDAN BİR ŞEYLER BULABİLMESİNİ BAŞARMAK! Bir insan yazarken bunu becerebiliyorsa, o insan yazmakta bir yetenegi oldugunu inkar edemez. Edebiyat tarihimizin biraz ya birazcık gerisine gidin. Divan edebiyatını çok çok agır oldugu için sadece saray ve çevresi okurken, halk edebiyatı daha cok seviliyordu. Her insan kendinden bir şey buluyordu çünkü onda. Daha samimi idi. Divan edebiyatı kötü değildi, hatta kusursuzdu. Ama söyelemk istedigim acık ve net.

    PuCCa bunu başarıyor, yazdıklarıyla hemen hikayenin içine çekiveriyor okuyucuyu. Kitap su gibi akıp gidiyor. Teknik elbet önemli,dediğim gibi, ama ben Pucca'nın kendini geliştirdigine inanıyorum. İnanmaktan ziyade, bunu görüyorum. Analiz ediyorum, ve kendi inkar etse de gördüklerimi ben inkar edemiyorum. İki kitap yazdı ve ilk kitap ile ikincisi arasında bile teknik gelişmeler var. Bunu karşılaştırmak zor şey değil. Biraz kafanı kullan yeter. Betimlemeleri, hikayenin akışı, geçmişe gidip dönüşleri, bunlar okurken çok basit görünse de yazarken o kadar kolay şeyler değil arkadaşlar. Tüketmek kolaydır, ancak kendinizi bir de onun yerine koydugunuzda ikinci paragrafa nereden baslayacagınızı bile bilemezsiniz, afallarsınız. Ben PuCCa'yı bir 10 yıl sonra çok çok daha iyi işlerin içinde görebilecegime inanıyorum.

    Ha eleştirmeyin de demiyorum, ama gerçekten insan eleştirmenin ne demek oldugunu bilmeli önce.

    Diyeceklerim bu kadar. Anlatabildiysem tabii :)

    YanıtlaSil
  27. FidoLand :))
    Bana sevmediğim birşeyi milyonlar verseniz ne övdürebilirsiniz ne yedirebilir ne giydirebilir ne okutabilirsiniz. Öyle de uyuzumdur. Dediğim dediktir.
    Küçük Aptal'ın Büyük Dünyası benim de dünyamdı..
    Yeri geldi elimdeki çayı kahveyi püskürdüm gülerken.. Yeri geldi burnumun direği düşecek sandım sızlamaktan.
    Pekmeze eriğe analarına danalarına küfrettim!
    O anadan bende de olduğundandır belki..
    velhasıl o bizden biri. :)
    iyi ki var.. (ki yine yanlış olabilir umrumda da değil!)

    YanıtlaSil
  28. mahçup küçük bir kız gibisin aynen beklediğim gibi böyle oman çok sevindirdi bni yapmacık olmadığına çok sevindim ancak böyle bi coşku dolu sözler böle birinden çıkabilirdi..

    YanıtlaSil
  29. KIZILGIN (Selnur Güneş); yüreğinize sağlık.. :)

    YanıtlaSil
  30. süper yaa tüm pucca severlerin ortak dili yüreği olarak yazmışsın bu yazıyı. Umarım bunu bizim kızı kötüleyenlerde okur.. Ne halt yemek çalıştıklarını bir kez daha onların yüzüne vıurmuş oluruz. Senin aracılığınla.

    YanıtlaSil
  31. Ben de yazdığın yazıya son derece katılıyorum!!! KIZILGIN insanların kendilerini geliştirebileceklerine dair cümleler kurmuş. Çok da haklı! PuCCa dün akşam Okan'dayken -de da-ları ayırmadığını söyledi, buna da değinmişsin. Bence bu geliştirilebilecek bir şey. Teknik hatalar yani... Ben de ilk blog yazılarımı yazarken bir iki arkadaşımdan çok uyarı aldım, bak ne olur dikkat et diye. Dedikleri gibi dikkat ettim. Gerekirse wordde yazdım yazıyı kendimi geliştirmek adına. Bir kelimeyi yazmadan önce TDK'ya baktım. Çok zor değil! Sadece bir tık! Mesela ben "direkt" yazılması yerine "direk" yazılmasına çok takık bir insanımdır. Ki sen bu hatayı yukarıda ki yorumlarda yapmışsın :) PuCCa da kitabında yapmış! Aslında bunun yapılması hata değil. Buna, kitabı okuyup basına sunan editör bile dikkat etmemiş! Editör daha bilmiyorsa, yazarın bilmesine hiç gerek yok ki zaten! Ben internette öyle yazılar görüyorum ki, üzülüyorum. Sıhhatler olsun yerine saatler olsun yazan var! Yaşı 24-25 bu insanların. Bence bir blogger bunlara dikkat edebilir, zor değil. Okuyucu kitlesi doğruyu görecektir onlar sayesinde. Ben kesinlikle şu an senin yazdıklarına laf falan yetiştirmiyorum sadece aklıma takılan kısmını dile getiriyorum :) Yazdığın yazıda %100 haklısın yoksa lafım yok! Bu ülkede eleştiri yapmak insanların ağzında hal hatır sormayla aynı kıvama gelmiş çünkü. O da eleştiri sayılmıyor ya, bilip bilmeden konuşmak demek daha doğru olur sanırım. :D

    YanıtlaSil
  32. Sapık mısınız?

    YanıtlaSil
  33. Teknikten kastım, imla değildi. Zira bir kitabın imla düzeni tamamen editörün işi. Boşuna maaş almıyorlar. İmlaları düzeltip, anlatım bozukluklarını bulmak editörlerin işi. Benim teknikten kastım, yazıyı geliştirmekti. Cümle kurarken, anlatımı sağlamaya çalışırken... En basiti kitapta geçmişe digiş gelişlerde kopukluklar yok. Ya da aynı zaman üzerinde yazılmış. Bu gibi tekniklerden bahsetmiştim. Kesinlikle haklısın, insanlar sadece konuşmuş olmak için konuşuyorlar. Kimisi çabalar uğraşır iyi ya da kötü bir ürün bir eser koyar ortaya, diğeri ise çıkartır kafasını küçük dünyasından, iki cümleyi yan yana yazamazken ona buna laf yetiştirir. Çok ironik. :)

    YanıtlaSil
  34. Bence blog mesajlarına youtubedaki gibi like / dislike butonu eklenmeli :)

    YanıtlaSil
  35. ne demek istedigimi anlatabildiysem laykı dislaykı mühim değim :) teşekkür ettim.

    YanıtlaSil
  36. pucca sıpası çok tatlı lan :) valla maşallah götü başıda tam yerinde etli ohh mis ağzı kocaman oooh buda süper gözleride renkli. miss hatun noluyo bu milleteki kıskançlık kötü ula :S

    YanıtlaSil
  37. harika bir yazı olmuş tebrikler aynı düşüncedeyim ve bende diyorum ki "madem o kadar eleştiriyosunuz eleştirenler oturun sizde bişiyler yazın yapın bizde onları görelim :) Ama yapamazsınız." inadına ki ekleri birleşik işte :P

    YanıtlaSil
  38. az bile yazmıssın,Puccaya twıtterdan neler neler yazdılar,bıkacına cevap verdım bende kufurlerı yedım,dedımkı delı mısın kızım sen mı duzelteceksın bu sevıyesız ınsanları,yazın cok guzel olmus.Puccayı sevmeyen,ıstemeyen ızlemesın,okumasın kıtaplarınıkı okusalar zaten boyle dusunmezlerdı.

    Puccayı bloğundan ve ıkı kıtabınıda okuduğum ıcın tanıyorum,yoksa bı tanısmıslığım yok.Kıtap fuarında bıle ımzasını alamadım malesef ızdıhamdan dolayı,29 yasındayım ayrıca ergen yazarı denılıyor ama benım cevremde 30 31 hatta ustu kısıler bıle Puccayı beğenerek okuyoruz.Ve gercektende sevıyoruz,kendımızden bır parca gıbı.

    YanıtlaSil
  39. ağzına sağlık... hayır elestırı olurda bukadar olmaz be... arkadasım begenmek zorunda degılsın kıtabına bak..ha kıtabınıda begenmedıysen okuma sus otur dımı ama..bunlar dıkkatmı cekmeye calısıyo..oncelıkle herseyı bırakta puccanın kıtabının baskı sayısına bak ondan sonra konus...

    YanıtlaSil
  40. Yazı çok iyi ama KIZILGINın ilk yazdıgı yorumu üç kere okudum.kesinlikle içimden gecenler. en iyi şekilde insanların problemini dile getirmiş.önce eleştirmeyi bilmek lazım

    YanıtlaSil
  41. biricitconsungunlugu :) bende 35 yaşımdayım :)
    Pucca ile aynı olmayan belki de yegane fikrim koca ve çocuk :) Allah isteyene versin. Özellikle çocuk :)

    YanıtlaSil
  42. :)) inşallah herkese,evlenirsem bebek için evlenirim,Allah herkese iyi yazılar yazsın.İnsan hissettiği yaştadır :)

    YanıtlaSil
  43. diline sağlık tuşuna kuvvet süper olmuş

    YanıtlaSil
  44. Meyve veren ağacı taşlarlar. İğneyi başkasına batırmadan çuvaldızı kendine batır. Dinime küfreden müslüman olsa bari. Başka var mı söylenecek bir şey. Bal gibi de bizden biri işte. Bu millet kitap okumada neden dünyada kötü bir sırada? Çünkü kitaplarda kendilerinden bir parça bulamadıkları için. Ahanda pucca, tam bizden biri, hepimizin kalbinden bir parça almış. Kıskananlar da çatlasın. Ha bir sözüm daha var; bu kitapları ergenler, gençler değil de önce ana-baba'lar okusun bence.

    YanıtlaSil
  45. heralde okurken en cok keyif duydugum kitabi yazmis , bu kizda is var o yuzden millet ugrasiyo

    YanıtlaSil