17 Eylül 2012 Pazartesi

Bacak Bacak Üzerine Atabilmenin İnanılmaz Hafifliği


Şimdi şayet sen hayatın boyunca zayıf yada normal denen kilolarda olduysan bu yazıyı okuduğunda anlam veremezsin.. Bu da gayet normal.. Çünkü bacak bacak üstüne atmak senin için normal, kolay bir vücut hareketi.

Ama!
Fazla kilolu yada obezsen, yada en azından bir zamanlar öyleydiysen neden bahsettiğimi gayet iyi biliyorsun :)
Şişkolar bacak bacak üstüne atamazlar kolay kolay. Denerler ama tuhaf traji komik hareketler yapar belki bir bacağı diğerinin üzerine kısmen de olsa kondururlar.. ama yukarıdaki resimde imajını oluşturduğumuz pozisyon olmaz..

3,5 ay oldu operasyonum olalı.. 147,2 kg ile başladığım yolda 120 kg ile devam ediyorum.
54-56 pantalon , 54 bluz giyerken 48 bedene düştüm.
3XL tişorttan XL'a düştüm..
Yürürken arkamdan (totodan bahsediyorum özellikle..) bir ben daha gelmiyor.. hala devasa elbette. ama daha katlanır boyutta insanlık için :)

Sabahları daha az yorgun uyanıyorum.
Gün boyu daha uzun yürüyorum.
Yokuşlar, merdivenler dizlerimi neredeyse ağrıtmıyor.

Giyinmek ve dışarı çıkmak eskiden de uzun sürmezdi benim için ama artık çok daha kısa.. 
* göbeğim pörtledi mi?
* totomu örtüyor mu?
dertlerim çok azaldı.
Bir eşofman bir tişort. hop sokak..

Ve... BAcak bacak üzerine atabiliyorum en güzeli.. Bu çok insanı gülümseten bir duygu.. Bacak bacak ütüne atmak insanı aslında bir şekilde dinlendiriyormuş.. Yeni farkediyorum.. 
Yatarken bile bacak bacak ütüne atasım var :D
Özellikle son 3 senede 40 kg alan biri olarak son 3 senedir bacak bacak üzerine atabilmişliğim de yoktu..
ayak ayak üzerine maksimum :) 

Şimdi rahat rahat....
Darısı dileyen herkesin başına..

Soldaki obez ben.. sağdaki fıstık Demet :)

Bir sonraki adım için bacak hareketi planlarımda aşağıdaki pozisyon var.


Yeme içme sağlık durumlarına da kısa değinmek gerekirse; 
3 ay sonu ka tahlillerimde doktorumun deyimiyle "TURP" gibi çıktım.. Maşallahım varmış. (sizde maşallah deyin burada.)
saçım başım yerinde.. tırnaklar sağlam.. hafıza yerinde.. 
Her şeyi yiyebiliyorum.. Doktorum gazlı içecek tüketme dedi. İçmiyorum. Soda'dan bira'ya kadar herşey dahil kola fanta vs.. şeker ilaveli meyve sularını içmiyorum. yüksek kalorili gıdalar tüketmiyorum.
3 ayda 1,5 dondurma yedim.
1 fincan sütlü kahve içtim.
..

Arada 5 gün Kırklareli Kıyıköy'e tatile gittim. bol bol yürüdüm. tırmandım. yüzdüm. Onun hikayesini sonra yazarım.. 

şimdilik bu kadar sanırım..
Zayıflamaya devam.. 
şu iki haneli rakamlara insek de huzura ersem :)

Öperim :)










10 Eylül 2012 Pazartesi

İyi ki doğmuşsun Şekerparem :)




İyi ki doğmuşsun Başak Şekerpare..
Evet :D
Bu dünyaya görevli gönderilmişsin sen..
Çektiğin acılar bile o görevin parçasıymış bence. (Bunu yazarken az bencil buluyorum kendimi...)
Benim hayat çizgimi değiştirmek için bile görevlendirilmiş olabilirsin :)
Ama kaç ben'in hayatına dokundun sen. Bilmediklerin bile çoktur eminim.
Kendi sağlık sorunlarınla çıktığın yolda; savaşın, mücadelen, hayata tutunuşun.. Kazançların, başarıların!
Örnek oluşun..
Yardımsever, insancıl, paylaşımcı kişiliğin..
İyi ki doğurmuş anan seni :)
İyi ki izlemişim o gün haber bültenini.
İyi ki tanışım seni.
(buradaki ki'ler doğru mu acaba :P )

Ömrünün bundan sonrası hep sağlık, mutluluk, huzur ve başarı ile geçsin.
Bizler de başaralım ki bizlerle de gurur duy :)

Dünyanın en tatlı ama "Sıfır" kalori Şekerpare'si :)
Şahanesin Sensei.
Seviyorum seni  Başak kuzu :)
Doğum günün kutlu olsun :)

Esra.. :)




16 Ağustos 2012 Perşembe

Sesimi Duyan Var mı? 17 Ağustos 1999



#17Agustos1999 
Bursa'da yaşıyordum.. Çok sallandık.. Ama yıkılmadık. Ölmedik.. 
Koca Bursa'da 1 kişi öldü.
Özlem.. Arkadaşımız.. 
Sabah Gölcük'e yetiştim. 
Mahalle yoktu. Annemi enkazdan çıkarmışlardı.. Tüm komşularımız öldü.. Akrabalarımdan pek çok can.. öldü..
Çocukluk arkadaşım Necla kucağında bebeği ile öldü..
Alt kat komşumuzun cesedini ben çıkardım enkazdan..Yeşim'in babasını. Kardeşi , bir kaç hafta önce bana esra abla diyen Görkem.. öldü..
Sevgilim Adapazarı'nda enkazdan çıktı.. 

13 sene oldu... Acısı, hatıraları değişmedi.. Yaralar olduğu gibi duruyor..
Ama akıllanmadık da.. Yeni depremler kapıda.. ve biz hiç bir şey yapmıyoruz hazır olmak adına..
Depremde çadırkent kurulsun diye ayrılan çadır alanları bir bir site oluyor. Kaçacak, saklanacak, yaşayacak yerimiz yok deprem olsa..
Milletinin canını geleceğini cebindeki dolarlar kadar düşünmeyen liderlerimize ben hakkımı helal etmiyorum.
Hakkını helal edenlere de hakkımı helal etmiyorum.

Kaybettiklerimizin mekanları cennet olsun.. Allah kalanlarına sabırlar versin.
Acıları hep taze kalacak.. Yaraları hiç kapanmayacak


29 Temmuz 2012 Pazar

Iceberg gibiyim.. Görünmeyen kısmım devasa!

Tamı tamına 2 ay doldu..
28 temmuz itibari ile Gastric Bypass operasyonumu olalı 2 ay doldu..
60 gündür ne yiyorum ne içiyorum zaten bir önceki yazımda yazmıştım.
Hayatımda ne değişti kısmına bakalım birazda.

 60 gün itibari ile verdiğim kilo 22..


147,2 kg idi operasyon öncesi kilom.. Bugün 125 kiloyum.
Bu eğer şişko değilsen büyük ihtimal OHAAA diyeceğin bir kilo..
Ama benim en son Ön çapraz bağ ameliyatımdan sonra 2009 ortalarında gördüğüm kilo.. yani 3 sene!
3 senede aldığım kiloyu 2 ayda verebilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Daha çok uzun bir yol var önümde. Bunu biliyorum. Ama artık sonuç alabiliyorum. Bunu görüyor olmak güzel.
En önemlisi artık yediklerimden pişman olmuyorum. Daha önceki yazıları okuduysan yazmıştım. Az yediğim, abur cubur sevmediğim halde şişko olduğumu. Ve insanların buna inanmadıklarını. Kiloların yanı sıra bir de insanların bu küçümser, yalancı sayar bakışları ve düşünceleri ile uğraşmak zorunda kalıyordum.
Başkalarını geçtim, kendimle savaşıyordum.
1 paket etiform yesem "keşke yarısını yeseydim" oluyordum.. Ne kadar az yesem de hep pişmanlık.. Yediğimin yarısını yeseydim.. o son lokmayı yemeseydim.. vidi vidi vidi!
Şimdi.... Bildiğin öküz gibi yiyorum :D
Ahahah yok be... Nasıl yiyeyim :D yer yok zaten. 3 lokmada doyuyorum :D
Ama gün boyu habire bir şeyler atıştırıyorum. Sıvılarla baştan beri sorun yok. Onlar lök lök lök gidiyor. Ama katılar çabuk dolduruyor minnacık mideyi. Velhasıl koca menüler tüketemiyorum. Ama sevdiğim her şeyi yiyebiliyorum. Sadece ebatları küçük..
Köfte mesela.. Bir porsiyon değil de 3 tane max..
Yada herhangi yemek. bir tabak dolusu değil de 3-4 çatal.
Geçen gün istavrit yedim. Dinlene dinlene. yaklaşık 45 dk da 6 istavrit + 3 parça kalamar + 1.5 çubuk midye yedim :D Ve hiç pişman olmadım :) Daha azını yememem gerekiyor çünkü.
Yeterli proteini almazsam kilo veremem. Fazlasını yersem zaten canım acıyor. Velhasıl belki de hayatımda ilk kez yemek yedikten sonra kendimi iyi hissediyorum.

Zaten katı ve sıvı yağları (zeytin yağı hariç), şeker ve un tüketmiyorum. Tuz eser miktarda. Alkol almıyorum. Gazlı içecekler ve şeker ilaveli meyve suları içmiyorum.

Bakınız dün geceki yemeğim..
Sucuğun kıyısından serçe parmak kalınlığında yedim.. Balığın kafası, kuyruğu, derisi, kılçığı çıktıktan sonra kalan etinin 1/5ini yiyebildim.. diğer salatalar vs'den de tadımlık yedim. Ama YEDİM! keyifliydi.. 3,5 saatlik akşam yemeği Ayten kuzumla :) Canımıza değsin. En kötü soframız böyle olsun dedik..



Benim ev yokuşta.. Evden otoparka gidene kadar sağlam bir yokuş tırmanıyorum. Ve nefes nefese kalıyordum. Geçen gün yolun sonunda ağzımda sakız olduğunu ve nefes nefese kalmadığımı farkettim. Oysa sözde epey hareketli insandım. Bunu farkettiğimde 18kg vermiştim.

Sağ dizimde 3 vida var. Ön çapraz bağlarım koptuğunda yeni bağ yapıp vidaladılar. En çok merdiven çıkarken sızlıyordu. Fark ettim ki merdivenlerde artık sızlamıyor.

Köpeğimin kakasını yerden alırken göbeğim rahatsız etmiyor. :) dizlerimi kırmadan iki avcumu aynı anda yere değdirebiliyorum :D son zamanlarda ancak parmak uçlarımı dokundurabiliyordum ..

Boyumda uzun benim. 1,77..bacaklarım da uzun. Eşofmanların falan paçaları hep kısa gelirdi. Enden de genişlettiğimden düdük gibi olurdu paçalar. Geçen sene yalvar yakar 12 eşofman diktirmiştim bir imalatçıya. Paçaları standarttan 13 cm uzun yapmışlardı. Ancak olmuştu. Daha 22kg da tüm eşofmanların paçaları uzun gelmeye başladı :)))

Şimdilik bu kadar sanırım fark ettiğim değişiklikler.. Vermem gereken daha 55-60 kg var.
Duruma göre 55de konuşuruz bunu.. Büyük ihtimal kollarım, midem vs sarkacak ve estetik ameliyat gerekecek. Estetik ameliyatla fazla deriler alınacak. O operasyonlarla 2-7 kg civarı daha gidebiliyormuş derilerle. Bu yüzden 70kgda durup operasyonlara başlayacağım büyük ihtmal. Ama neyse. Daha o kısma çok var.
Şimdilik sağlıklı beslenmeye, spor yapmaya ve kilo vermeye odaklanıyorum..
Her şey daha iyi olacak.

22 kiloyu yanaklarımdan mı vermişim ben yahu :D


Iceberg gibiyim.. Görünmeyen kısmım devasa :D


23 Temmuz 2012 Pazartesi

55. Gün ve Neler Yiyebiliyorum?

Aklımdakileri sonraki yazılarda unutabiliyorum.. Taze taze yazayım dedim..

Çorbalarla aram hala sıkı fıkı.. Tüm çorbaları gayet rahat tüketebiliyorum..



Tavuk, Et, balık, midye, yumurta yedim.. Izgara, fırın ve haşlama..Ton balığı konserve bir de..



Çiğ, haşlama, fırında ve buharda sebzeler yedim..

Fırında : Patates, patlıcan, biber, mantar, kabak, soğan,
Haşlanmış : patates, mantar, soğan, biber, sarmısak
Buharda: Brokoli , Karnabahar, Kabak, Taze fasulye, sarmısak,
Çiğ: Salatalık, havuç, Marul, Kıvırcık, Biber, Domates, +Kuru Domates, Kuzu Kulağı, nane, Maydanoz, Fesleğen, Kırmızı lahana, Semizotu..


Bolca yoğurt.. Yağsız süt.. Şeker ilavesiz elma suyu.. Ayran.. Az yağlı peynirler.. 
(Son zamanlarda hazır ayranların tuz oranları mı arttı yoksa benim damak zevkim mi değişiyor? )


Meyvelerden önce yumuşak olanlar.. Muz, Nektarin.. Karpuz.. Ananas, Mango, Bogurtlen, Ahududu, Kivi, Kayısı..
Son günlerde erik de yemeğe başladım. Çok çiğneyerek tabi.. Süt içinde elma püresi de yedim..

...
Unutmuyoruz ki bu operasyon sonrasında her şey herkesde farklı cereyan ediyor. Ben yiyebildim demek sen de yiyebileceksin demek değil.
Deneme yanılma durumu.
Ama ben mümkün olduğunca denemeleri evde yapmaya çalışıyorum. Hani fenalaşırsam falan bari evimde olayım diye.

Sağlıklı beslenme yanı sıra spor..
Kilo verimim çok yavaşladı. Ama daha da yapabileceğim bir şey yok. :)
Gitti 18 kg.. kaldı 64 kg.. :)))






18 Temmuz 2012 Çarşamba

Kafana kese kağıdı geçirirsek giderin var!


İnsanlar tuhaf..
Bu ameliyatları sadece "güzel" olmak için olduğumuzu sanıyorlar.

Genel diyalog şöyle geçiyor..

"Neden ameliyat oldun?"
** çünkü şişmanım
 "sadece bunun için mi ameliyat oldun, kestirdin kendini? e böyle de güzelsin ne gerek vardı?"

Sadece bunun için????
Sadece bu bizim için ne kadar büyük bir sorun kaç zayıf bilebilir bunu? yada kaç normal?
Şişmanlığın daha sonrasında getirdiği yan hastalıkları kaç zayıf biliyor?
Şeker?
Tansiyon?
Dolaşım bozuklukları?
Diz-Eklem bozuklukları?
Reflü?

Peki ya psikolojik sorunlar?
Sırf şişman olduğunuz için insanların size hakaret edebilmek için kendilerinde hak görmeleri?
Aşağılayan bakışları?
Laf sokmaları?
Benzetmelerde sürekli aslında şişman olmayan doğaları gereği iri olan "Ayı"- "Fil" - "Su Aygırı" gibi hayvanlarla muhatab kalmak?
Daha da uzatmasınlar diye gülüp geçmek zorunda kalmak..

Ve bunlarla savaşmaya karar verdiğinde "Ne gerek var?" demeler..

Çok gerek var.
İlk önce sağlık için gerek var.
Hak ettiğimiz hayatı yaşayabilmek için gerek var.
Bizi isteyen değil, bizim istediğimiz insana aşık olabilme hakkı için gerek var.
Aynı meslekte belkide daha iyi olduğun kişiler karşısında müşteriler tarafından sırf şişman olduğun için 2. yada 3. sıraya itilmemek için gerek var.

Bu yazdıklarımı tüm şişmanlar anlayacak.. Onaylayacak.. Tüm zayıflar ise "Ne alakası var yeaaa" diyecek :)
O alakayı yine biz biliyor olacağız :)

He canım. Sırf güzel olayım diye kestirdim kendimi. Manyaktım çünkü. Senin gibi kafam sadece buna basıyordu.
Ama laf aramızda sen zayıfsında suratın on para etmez. Kese kağıdı ile giderin var ama yalan değil..



5 Temmuz 2012 Perşembe

Dile kolay 30 gün!

Dile kolay..
Ama aslında bana da kolaydı :)
ilk 6 gün hastane sonrası evde ilk 10 gün alışmak bakımından daha zordu.. Tabi sonrasında 15 günde 9 kg vermiş olduğunu öğrenmenin keyfi tüm zorluklara değmişti.
İkinci 15 gün buna nazaran daha kolaydı.



İkinci 15 günde sıvıların yanı sıra cıvık pürelere geçtik beslenmede.. Ki bu beni biraz (zaman zaman birazdan fazla) rahatsız etti.. Ben yine daha çok çorbalardan aldım gıdayı :)
Yayla çorbası candır dediğim 2 hafta geçirdim :) Süt, meyve, yumurta ve yulaf gücü kuvveti yerinde tuttu..
Tek sıkıntı karın ağrısı oldu. Ama ne ağrımak :S
2 gün öldüm öldüm dirildim. Meğerse gazmış :D
Sevgili doktorcuğuma aman bana bir çare dedim. o da önerilerde bulundu. biraz rahatladım şükür.
Ve sanırım uzun süre aç kalmakla alakalı bir durumdu.. Neyse ki geçti :)
Bu 2. 15 gün çok anlatacak özel bir durum yok yani :)
Salı günü ilk 1 ay kontrolü için yine hastanedeydim. Ki bu arada hiç kilo veremiyorum gibi geliyordu. Çünkü az yediğim için yakamadığımı sanıyordum.
5 kg daha vermişim oysa :) uzun zamandır rüyamda görsem inanmayacağım rakamlar yani.
ilk bir ay skoru : 14 kg!

İlk ay kontrolü için 5 tüp kan verdim. Bugün de kontrole gittim tekrar. İlk ay olduğundan ve ilaçlarımı düzenli kullandığımdan değerler normalmiş.
Yeni ilaçlara geçtik.
İlk iğnemi yarın alıp olacağım.
Vede bir sonraki kontrol 2 ay sonra..
Yavaştan katılara geçmeye başlıyoruz besinlerde.. Katılarla savaş biraz zor olacak ama hiç acelem yok :)
Haydi bakalım.. devam ediyoruz :)


Kaldı 68 kg!